Kasapları bitiren uygulama

Kasaplar, 1 Temmuz’da uygulamaya giren tebliğ ile kendi sucuk ve köftelerini satamayacak. Uygulamayı eleştiren Ankara Kasaplar Odası Başkanı Fazlı Yalçındağ, “Bu uygulama kasap esnafını bitirir” dedi.

Kasaplarda, hazırda bekletilen markasız sucuk, köfta ve kıymanın satışı, Et ve Et Ürünleri Tebliği’nde yapılan değişikliğin ardından 1 Temmuz’da sona erdi. Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren karar, kasaplara kendi ürettikleri sucuk, köfte ve kıyma gibi ürünleri, müşterinin yanında hazırlama zorunluluğu getirdi. Değişikliğin ardından işlerinin düştüğünü belirten Başkent’teki kasaplar, “Güvendiği için yıllardır bizden alışveriş yapan insanlara, köfte ya da sucuk sorduklarında ‘yok’ diyoruz. Beklerlerse yapabileceğimizi belirttiğimizde de, müşteri ‘vaktim yok’ deyip markete gidiyor ve büyük markaların ürünlerini alıyor. Bu uygulama kasapları bitirir” diye konuştu.

GERÇEĞİ YENİLMEYECEK
Ulus’taki tarihi Yeni Hal’de 80 yıl önce dedesinin açtığı dükkanda, kasaplık yapmaya devam eden Kemal İlter, kararın esnaf kadar vatandaşı da mağdur ettiğini ifade etti. İlter, şunları söyledi:
“Bazı kasapların art niyetli olamsından dolayı alınan bu karar, vatandaşın kasap esnafına olan güvenini azalttı. Değişikliğin ardından siparişlerimiz yetişmez oldu. Mesela 2 kilo köfte istendiğinde bunun bir de dinlenme süresi var. Ancak artık, müşteri bunun için hem bekleyecek hem de gerçek bir köfte yiyemeyecek. Her zaman olmasa da tezgahta 20 kilo köfte hazırlandığı zamanlarda vatandaşlardan bazıları 100 gram köfte isterdi. Şimdi öyle bir şansımız yok. Artık hiçbir kasap, 100 gramlık köfte siparişini hazırlayamayacak.”

“3-4 SANAYİCİ KAZANSIN DİYE”
Uygulamanın, kasap esnafının belini bükeceğini kaydeden Ankara Kasaplar Odası Başkanı Fazlı Yalçındağ ise şöyle konuştu:
“Karar alınmadan önce kime ne faydası ya da yararı olur diye düşünülmesi lazım. En büyük sorunumuz, değişiklik yapılırken esnafa sorulmamış olması. İsmini vermişiz, ‘Kasap köfte ve sucuk’ diye. Beğenilmese, güvenilmese bu zaten olmaz. Bizim denetimcimiz vatandaştır. Bazıları pazar kaybına uğrayınca bu değişklik yapıldı. Müşteri, kasabı arayıp 3 kilo köfte siparişi veriyor. Köfte çekilmişken denetimci gelirse 14 bin 500 TL para cezası verilecek. Bir kere köftenin, köfte olması için bekleme süresine ihtiyacı var. Bir de bu ceza esnafı bitirir. Denetime gelen memur ile esnaf karşı karşıya getirilmek isteniyor.Sektörün başını çeken 3-4 sanayici para kazansın diye, esnaf bitiriliyor. Bize markalaşın diyorlar. Markalaşmak için üretim tesisi, onun için de biri devletin atadığı biri de kendi veterinerin olmak üzere iki veteriner gerekiyor. Hiçbir esnaf bunu karşılayamaz.”

Piknikli iftar

Ankaralılar, yağışlı havanın Ankara’yı terk etmesi ve sıcaklıkların artmasıyla birlikte oruç açmak için parkları tercih etmeye başladı. Rekreasyon ve mesire alanlarında aynı zamanda mangal yapma imkanı da bulan başkentliler, Altınpark, Mogan Park ve Harikalar Diyarı gibi alanları tercih ediyor.

Başkentliler, yağışların kesilmesi ve hava sıcaklığının yükselmesiyle, oruçlarını, Büyükşehir Belediyesi’nin mesire alanları ve parklarında açıyor. Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan, başta Göksu Park, Mavi Göl, Harikalar Diyarı, Mogan Park ve Altınpark olmak üzere tüm parkları dolduran Başkentliler, günün yorgunluğunu çıkarıyor. Park içinde bulunan oyun alanları, futbol, basketbol ve voleybol sahalarında çocuklar ve gençler eğlenirken, kimi aileler de yemek sonrası uzun yürüyüş yollarında formlarını korumaya özen gösteriyor. Uzman güvenlik görevlileri tarafından ve 24 saat boyunca kesintisiz olarak güvenlik kameralarıyla kontrol halinde tutulan parklarda, Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanlığı tarafından görevlendirilmiş temizlik personeli de periyodik aralıklarla çevre temizliği yapıyor. Görevliler, genellikle yoğunluğun azaldığı saatlerde genel temizlik gerçekleştiriyor.

BAZEN SAHURA KALIYORUZ
Başkent’in pek çok noktasında bulunan park ve rekreasyon alanlarında iftarlarını yapan ailelerden bazıları, duygularını şu şekilde ifade ettiler:
Emrah Uluhan: “Şentepe’de oturuyoruz. Altınpark’a sık sık geliyoruz. Bugün de eşim, eniştem, teyzem, dayım, çocuğum ve yeğenimle geldim. Temiz, güvenilir ve rahat olması nedeniyle tercih ediyoruz.”
Erol Horasanlı: “İftarımızı Altınpark’ta açıyoruz. Burası ödüllü bir park. Ağaçlar da iyice büyüdü ve gölge vermeye başladı. Burada bir kardeşlik havası var. Sayın Melih Gökçek’e de bu yaptığı yatırımdan dolayı çok müteşekkiriz. Kendisini burada görmek, beraber ailece iftar açmak istiyoruz.”
Kenan Güngör: “Büyükşehir Belediyesi’nin park ve rekreasyon alanlarına, Ramazan’da da diğer aylarda da geliyoruz. Buralar temiz, güzel, güvenli ve yeşil.”
Oktay Bayaer: “Park ve bahçelere her zaman geliyoruz. Ortam çok güzel, çocuklar için temiz nezih. Özellikle iftar için geliyoruz. Bazen sahura kaldığımız da oluyor. Çocuklar için de iyi oluyor.”

Futbol piyasası ortalığı kasıp kavuruyor

photo
FUTBOL PİYASISI ORTALIĞI KASIP KAVURUYOR

Değerli okuyucularım, futbol piyasasında yapılan transferlerde “leblebi” gibi akıtılan paraların haddi hesabı yok! Bu yapılan transferler spor camiasını kasıp kavuruyor! Her gün gazete manşetlerine bakıldığında insanın morali bozuluyor! Nasıl bozulmasın, 5-6 yabancı sporcu transfer edilirken, 74 milyon Türkiye’de 1 veya 2 futbolcu zar zor transfer ediliyor! Bu ayıbın sorumluları, vatandaş mıdır? Yazık hem de çok yazık! Yapılan yabancı sporcu transferine akıtılan paralar siyaseti bile geride bırakıyor! Bu yapılan yanlış transferlerin milli takımımızın da başarısızlığına neden olmuyor mu? Ülkemizde sanki yetenekli sporcuların kıtlığı çıkmış, gibi kendi çıkarları uğruna tüyü bitmemiş yetimlerin hakkı çarçur ediliyor! Maxi Pereira, Melo ve Lukas Podolski gibi 3 yabancı futbolcuya ödenen müthiş paraların toplamına bakın! Yukarıda saydığım bu üç kişinin aldığı para siyaset piyasasını da unutturuyor. Daha birçok yabancı futbolcu transferleri, akla geldiğinde insan adeta şok oluyor! Yapılan transferlere akıtılan paralar kimseleri ilgilendirmez. Alan da razı veren de razı. Peki-i, ülkemizde küçük yaşta futbol yaz okullarına yazılan onlarca gençlerin içerisinde hiç mi sporcularımız yetişmiyor? Yetişmiyorlarsa bu ayıp, kimindir? Bazı kulüp başkanlarımıza saygı gösteren çok sayıda iyi niyetli spor yazarları, arkadaşlarımız iyi niyetlerinin dışına taşmazken, söz sahibi olan çeşitli kulüp başkanları da azdıkça azıyor. Burada yetkililere diyoruz ki, çalıştınız, kazandınız, makamınız var, hatırınız sayılıyor be adamlar, daha ne istiyorsunuz! Gelin yapılan şu transfer piyasasında ortalığı kasıp kavuran transferle yabancı sporculara akıtılan paraların israfına bir son verelim. Gelin kendi yağımızla kavrulmanın yollarını arayalım ve kendi “Nüvenim ize” dönelim! Türkiye Amatör Spor Kulüplerde futbol yaşamını sürdüren ve yaz spor okullarında binlerce lisanslı sporcu yavrularımız bolluğuna rağmen neden bir futbolcu yetiştiremiyoruz, bunun çarelerini araştırıp ülke futbolumuzun kalkınmasını zenginleştirelim.

Halkbank’ın hedefi fina-four

Selahattin Süleymanoğlu
Hedefimiz fina-four
Halkbank Spor Kulübü Başkanı Selahattin Süleymanoğlu, 2015-2016 sezonu Şampiyonlar Ligi kuralarını değerlendirdi.
Kura sonucunda Avusturya’dan Hypo Tirol INNSBRUCK, Karadağ’dan Budvanska Rivijera ve Rusya’dan son şampiyon Zenit Kazan takımları ile eşleştiklerini hazırlatan Başkan Süleymanoğlu şu görüşleri bildirdi: “Gruptaki rakiplerimizden Zenit Kazan son senenin şampiyonu. Ne kadar güçlü olduklarını kupayı kazanarak gösterdiler. Geçtiğimiz yıl 6’lı play-off serisinde karşılaşmış ve elimizde kaçırmıştık. Bu sene gruplarda rakip olduk. Oynayacağımız iki maçın da final niteliğinde olacağını şimdiden söyleyebilirim. Avusturya temsilcisi Triol İnnsburck ile de daha önce ğruplarda eşleştik. Avusturya’nın en önemli temsilcisi. Diğer rakibimiz Budvanska da önemli bir ekolden geliyor. İnatçı ve sahada rakiplerine zorluklar çıkaran bir takım.”Buna karşılık Halkbank’ın da Türkiye’nin en güçlü voleybol temsilcilerinden olduğunu hatırlatan Başkan Selahattin Süleymanoğlu, “Rakiplerimizin kim olduğu aslında bizi çok ilgilendirmiyor. Biz kendi oyunumuzu ve gücümüzü sahaya yansıttığımızda her takımı geçecek kapasiteye sahibiz. Yeni kadromuzla daha da güçlendik. Hedefimiz gruptan çıkmak değil, final-four. Çünkü Halkbank her zaman en iyiyi hedefler. Şampiyonlar Liginde mücadele eden, ülkemizi temsil eden tüm Türk takımlarına başarılar diliyorum” diye konuştu.

YAZ OKULLARI AÇILIŞ TÖRENİ GERÇEKLEŞTİ

Her yıl 29 Haziran tarihinde yapılan İl Spor Merkezleri (Yaz Spor Okulları) açılış töreni bu yılda aynı tarihte 19 Mayıs Ziya Ozan Yüzme havuzunda yapıldı.

Tören İl Müdürlüğü Şube Müdürleri Muzaffer Gültekin, Gürsel Uzunca, Özden C. Şimşek, Ruhi İyileşen, İl Müdürlüğü personeli, antrenörler ve bu yıl kayıt yaptıran kursiyerler ile velilerinin katılımı ile gerçekleşti.

Saygı duruşu, İstiklal Marşının ve Açılış konuşmasının ardından Yenimahalle Belediyesi Tubil Halk Oyunları ekibi gösterilerini sundu. Antrenörlerimizin Kule Atlama gösterisinin ardından yaz boyunca havuzlarımızda görev alacak olan Cankurtaran ekibimiz acil durumlarda yapılacak müdahale ile ilgili gösterilerini sundu. Açılış töreni tüm katılımcıların fotoğraf çekimi ile sona erdi.

Yaz Spor Okullarımız 01 Temmuz 2015 Çarşamba günü açılacak olup iki dönem ( Temmuz- Ağustos ) olarak hizmet verecektir.

2015 YAZ OKULU TÜM BRANŞLAR ÇALIŞMA SAATLERİ.xlsx

 

Bakkal defteri kapandı

Cavcav, yolların ayrıldığı eski teknik direktörünü eleştirip, kendisiyle bir daha çalışmayacağı mesajını verdi.

Deneyimli başkan, 8 yaşından beri futbolun içinde olduğunu ve bu oyundan çok iyi anladığını belirtip, 2 maçtaki teknik müdahalesinin örneklerini, parasal boyuttaki sonuçları ile açıkladı.

Gençlerbirliği kulüp başkanı İlhan Cavcav, sezonun ikinci yarısında göreve getirdiği ancak bir maç kala yolları ayırmak zorunda kaldığı eski teknik direktörü Mesut Bakkal ile ilgili ağır eleştirilerde bulundu. 8 yaşından beri futbolun içinde olduğunu bu oyundan çok iyi anladığını vurgulayan Cavcav, “Ben işini iyi yapan antrenöre karışmam. İşini iyi yapmıyorsa gerekli uyarılarda bulunurum” diye konuştu.
Gençlerbirliği olarak basından yeteri kadar destek görmediklerini dile getiren Cavcav, şunları söyledi:
“Türkiye’de teknik direktör konusunda çok ciddi sıkıntılar var. Futbolu bırakan iyi futbolcular hiç altyapıya talip olmadan, antrenör oluyor, hatta başkasının lisansı ile sahaya çıkıyor. Mesut Bakkal çok iyi bir insan. Ben teknik direktör değilim ama futboldan anlıyorum. Bursaspor ile kupa maçı oynuyoruz. Uğur Çiftçi diye bir futbolcumuz var. Devre arasında Karabük 650 bin Euro önerdi vermedik. Sahada çok hırçın. O maçta sarı kart gördü. Değiştirin diye söyledim. Değiştirmedi. 2. sarı kartı gördü, oyundan atıldı. Birinci devre biz 2-0 öndeydik, ikinci yarı Bursaspor maçı 3-2 kazandı. Kaybettiğimiz para 250 bin dolar. 100 bin dolar da maç geliri 350 bin dolar. Turu geçsek, Galatasaray ile oynayacağız, oradan da 250 bin. Etti mi size 600 bin dolar. Şimdi iki takım bir maç daha oynayacak. Kaybettiğimiz rakam 1 milyon dolar. 2.7 milyon TL yapar. Bunları kaybetmemizin nedeni, hocanın kaprisi. Antep maçı oynuyoruz. Ahmet Oğuz aynı durumda. Sarı kart görmüş. Devre 0-0 bitti. Kulübedeki Emrah Atasoy’u aradım, bana Ümit Bozkurt’u ver evladım dedim. Ümit, telefonu almıyor başkan dedi. Sen hocaya söyle o zaman dedim. Ahmet’i çıkarın, Hakan’ı alın, orta sahaya da Hleb’i yerleştirin dedim. İlk yarı farktan kurtulan takım, ikinci yarı çıktı maçı 3-0 kazandı. Kulüp de bir milyon 100 bin TL kazandı. Gaziantep maçından sonra 4 karşılaşma oynadık hiç görüşmedik. Beşiktaş maçı sonrasında da parasını ödeyerek işine son verdim. Bir daha yüzüne bakmam.”

GEREKİRSE 17 HOCA DEĞİŞTİRİRİM

Stuart Baxter ile uzun yıllar çalışmak istediklerini belirten Cavcav, şöyle devam etti:
“Tolunay Kafkas, beni 5 gün boyunca, şu parayı isterim, şunu isterim, düşüneyim diye oyaladı. Takımımın menfaati için değil 7, 17 hoca değiştiririm. Bu hocayı buldum diye İstanbul’dan insanlar aradı, beni kutladı. Kendisi ile 1 sene değil uzun seneler çalışmak istediğimi söyledim. İkinci yıl opsiyonu kulüp olarak bizde. Benim için şimdilik kapalı kutu.

KİMSEYE BİR KURUŞ BORCUMUZ YOK

Ankaragücü’nün düştüğü duruma çok üzüldüğünü de dile getiren Cavcav, sözlerini şöyle tamamladı:
“Bir Trabzonspor maçı oynadık, statta 750 taraftar, bin 600 polis ve 400 özel güvenlik görevlisi vardı. Burada bizim de kabahatimiz olabilir. Bugün, toplam 1 milyon 350 bin TL tutarındaki oyuncuların Haziran ayı maaşlarını ödedik. Allah’tan başka kulübün kimseye borcu yok. Kapımıza ne icra geliyor ne başka şey oluyor. Ankaragücü’nün düştüğü durum ortada. Ankaragücü ligde iken takımların potansiyeli daha fazla idi. Ankaragücü’nün çıkabilmesi için el ele verip çalışmamız gerekiyor. Ankaragücü için övücü, takdir edici yazılar yazılıyor. Bu durum normal ama bize de böyle yazılar yazılmasını isteriz. Ankara’dan seçilen milletvekilleri, Başkent ekiplerine yeterince destek olmuyor. Ankara milletvekillerinden bir ses yok. Nerede Ankara milletvekilleri. Bu laflarımı bir baba tavsiyesi olarak görün. Kimse alınganlık göstermesin.”

Ankara karması Tuzla’yı geçti

İrlanda Cumhuriyeti’nde düzenlenen UEFA Bölgeler Kupası Finalleri’nde mücadele eden Ankara Bölge Karması, ikinci maçında Bosna Hersek ekibi Tuzla’yı 2-1 mağlup etti.

UCD Bowl Stadı’nda oynanan karşılaşmada Ankara Bölge Karması’nın gollerini 75. dakikada penaltıdan ve 79. dakikalarda Salim Uzun kaydederken, Tuzla takımının golünü 16. dakikada Sako attı. A Grubu’nda oynanan diğer kaşılaşmada ise İrlanda Cumhuriyeti’nin Eastern Region takımı, Çek Cumhuriyeti ekibi South Moravia’yı 2-0 mağlup etti.
Ankara Bölge Karması ilk maçında İrlanda Cumhuriyeti’nin Eastern Region takımına 2-0 mağlup olurken, Çek Cumhuriyeti ekibi South Moravia, Bosna Hersek ekibi Tuzla’yı 1-0 mağlup etmişti.
Ankara Bölge Karması, gruptaki üçüncü maçını 1 Temmuz Çarşamba günü Çek Cumhuriyeti ekibi South Moravia ile oynayacak. Carliste Grounds Stadı’nda oynanacak karşılaşma saat (TSİ) 21.00’de başlayacak.

Yüzme sezonu başladı

DSC_0036
YÜZME SEZONU BAŞLADI

Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü tarafından düzenlenen Yaz Spor Okulu açılış yapıldı. Ankara 19 Mayıs Kompleksi içerisinde Naili Ozan Yüzme Havuzu Tesisinde yapılan 77 yıl açılışa Ankaralılar akın etti. 30-06-2015 Pazartesi günü faaliyete geçecek olan havuza çok sayıda adaylar ile “aday” velilerinin yakınları da katıldı.

Sessiz Çığlık’ İşitme Engelliler Milli Takımı Yurda Döndü

Rusya’yı 4-0 yenerek Avrupa İşitme Engelliler Futbol Şampiyonu olan ‘Sessiz Çığlık’ işitme engelliler milli takımı İstanbul’a döndü.

Türkiye Futbol Federasyonu’nun destek verdiği ve İşitme Engelliler Federasyonu bünyesinde bulunan ‘Sessiz Çığlık’ takımı, final maçında Rusya’yı 4-0 mağlup ederek şampiyon oldu. Antrenör Mücahit Öztürk, futbolda bir ilke imza attıklarını ve çok mutlu olduklarını belirtti. Öztürk, “Almanya’nın Hannover şehrinde yapılan Avrupa şampiyonasında takım olarak şampiyon olduk. Futbolda bu bir ilkti. 2012 dünya şampiyonasından sonra bu da ikinci Avrupa şampiyonluğumuz oldu. Çok mutluyuz, yurdumuza memleketimize döndük. Bu şampiyonluğu bütün Türk milletine armağan ediyorum. Çeyrek finalde Hırvatistan’ı 5-2 yendik, yarı finalde de İngiltere’yi 3-2 yendikten sonra finalde Rusya ile karşılaştık. Rusya’yı 4-0 net bir skorla yendik ve ülkemize Avrupa şampiyonluğunu kazandırdık” dedi.

İşitme engelliler milli takımı, C Grubu’nda oynadığı maçlarda Belçika ile 1-1 berabere kalmış, Hırvatistan’ı 8-0, Fransa’yı ise 2-0 mağlup ederek grup lideri olarak çeyrek finale çıkmıştı. Milliler çeyrek finalde ise İrlanda Cumhuriyeti’ni 5-2 yenerek yarı finale yükselmişti. Milli Takım yarıfinalde de İngiltere’yi 3-2 yenerek finale adını yazdırmıştı.

TPFD Yeni Yönetimi İş Başında

Türkiye Profesyonel Futbolcular Derneği (TPFD) Başkanı Hakan Ünsal, benzer yollardan geçmiş bir ekip olarak futbolcuların sıkıntılarını çok iyi anladıklarını belirterek, “Futbolcuyu hak ettiği yerde doğru konumlandırmayı hedefliyoruz” dedi.

Ünsal, TPFD’de başkanlık yaptığı 3 aylık dönemi değerlendirme adına Türkiye Spor Yazarları Derneği’nde basın toplantısı düzenledi. Derneğin ikinci başkanı Tanju Çolak, genel sekreteri Alpay Özalan, yönetim kurulu üyeleri Tümer Metin, Bülent Korkmaz, Tayfur Havutçu ve Ümit Davala da toplantıda hazır bulundu.

Başkan Ünsal, konuşmasında, mart ayından itibaren yaptıkları çalışmaları ve yeni dönem hedeflerini anlattı.

İlk günden beri aynı heyecan ve sorumluluk bilinciyle çok zorlu bir yola çıktıklarını belirten Ünsal, “Dernek olarak futbolun en önemli ve ana unsuru olan futbolcuyu hak ettiği yerde doğru konumlandırmak adına her tür hizmeti vermeyi hedefliyoruz. Bunun için ekip olarak giderek artan bir tempoyla çalışıyoruz” diye konuştu.

Yönetim olarak kısa sürede çok hızlı ilerlediklerini söyleyen Ünsal, “Bu süreçte gerek TFF gerek Kulüpler Birliği ilk günden itibaren bize destek oldular. Bizim hayata geçirmeyi planladığımız her katma değerin Türk futboluna değer katacağı bilinciyle bizi bir paydaş olarak kucakladılar” ifadelerini kullandı.

Ünsal, Spor Toto 3. Lig yaş sınırı çözümünde ve Uyuşmazlık Çözüm Kurulu’nun kabulünde önemli rol oynadıklarını bildirerek, 3. Lig askerlik sorunuyla ilgili Bakanlık ve ilgili yerlerle de görüşmeler yapıldığını ve yeni sezonda bu konunun da çözüme kavuşacağına inandıklarını söyledi.

Benzer yollardan geçmiş kişiler olarak futbolcuların sorunlarını, sıkıntılarını çok iyi anladıklarını ve empati kurarak çözümler üretmeye çalıştıklarını dile getiren Ünsal, şunları kaydetti:

“Yaklaşık 500 üyeye sahip TPFD, yıl sonunda bu sayıyı bine çıkartmayı hedefliyor. Yerli oyuncuların ağırlıkta olduğu üye profiline yabancı oyuncular da eklenecek. Derneğin verdiği hizmetlerden hem yerli hem yabancı futbolcular faydalanabilecek. Ayrıca yabancı oyunculara özel Türkçe eğitim gibi hizmetler de planlanacak. Derneğin futbolculara vermeyi planladığı hizmetler arasında, sezon öncesi hazırlık kampı, iletişim danışmanlığı, psikolojik destek hizmetleri, kapasite geliştirme eğitimleri, hukuki destek hizmetleri yer alıyor.”

Yeni dönem hedeflerinin kamuoyuyla paylaşıldığı toplantı, toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.