AASKF’den önemli duyuru

DSC_0027ÜYE SPOR KULÜPLERİN DİKKATİNE
Haberler kategorisi altında bulunmaktadır

AASKF’ DAN DUYURU‏
FEDERASYONUMUZ VE ANKARA ÜNİVERSİTESİ İŞBİRLİĞİ İLE KULÜP YÖNETİCİLERİMİZE SERTİFİKALI SEMİNER PROGRAMLARI VE AVRUPA BİRLİĞİ PROJELERİ İLE AVRUPA’DA KURS FIRSATI İLE İLGİLİ “SPOR YÖNETİMİNDE LİDERLİK” KONULU SEMİNER 04.03.2016 CUMA GÜNÜ SAAT 18:00 DE TSYD KONFERANS SALONUNDA YAPILACAKTIR.
Federasyonumuz ile Ankara Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi arasında yapılan işbirliği protokolü kapsamında kulüp yöneticilerimize, kulüp ve spor yöneticiliği ile ilgili konularda seminerler düzenlenecektir. Seminerler aşağıda belirtilen gün ve saatlerde Spor Yazarları Derneği Toplantı Salonunda yapılacaktır.Söz konusu seminerlerimize katılım sağlayan yöneticilerimize Federasyonumuz ve Ankara Üniversitesi onaylı katılım sertifikası verilecektir.
Ayrıca, Federasyonumuz 2016 yılı için Avrupa Birliği Projeleri kapsamında, Erasmus K1 Personel Hareketliliği projeleri hazırlamaktadır. Bu projemizin kabulu halinde Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde sporla ilgili kurslara üye spor kulüplerimizin yöneticilerinin katılımı sağlanacak ve Avrupa Spor Kulüplerinin çalışmaları yerinde izlenebilecektir. Avrupa ülkelerindeki bu projelere katılacak olan kulüp yöneticileri, Ankara Üniversitesi ile yapılan protokol kapsamında aşağıdaki seminerlere sürekli ve düzenli olarak katılan yöneticiler arasından kura ile belirlenecektir. Seminer Programı;
*04.03.2016 Cuma – Saat 18:00 – Spor Yönetiminde Liderlik – Arş. Gör. Övünç ERDEVECİLER  25.03.2016 Cuma – Saat 18:00 – Futbolda Alt Yapı ve Futbol Organizasyonları – Arş. Gör. Yalçın UYAR 29.04.2016 Cuma-Saat 18:00–Spor Yöneticisinde Bulunması Gereken Özellikler- Doç. Dr. Hakan SUNAY  27.05.2016 Cuma-Saat 18:00–Spor Yönetiminde Etik-Doç. Dr. Oğuz ÖZBEK  24.06.2016 Cuma – Saat 18:00 – Sporu Anlamak ve Sporda Pazarlama Stratejileri Üzerine Analitik Yaklaşım – Yard.Doç. Dr. Velittin BALCI ANKARA AMATÖR SPOR KULÜPLERİ FEDERASYONU

Metin Gören’in kaleminden

searchCÜNEYT ÇAKIR’I SANTRA YUVARLAĞINA GÖMDÜM…
Onu o kadar çok sevmiştim ki; anlatamam…FİFA ve UEFA gibi Dünya ve Avrupa Futbolunun imparatorlarının Prensi olmuştu…Bir Türk olarak gururum koltuk altlarıma sığmadı, çok sevindim…Otoritesi, kararları, oyunu en can alıcı noktalara dek takibi ve de ve de kararları…Avantaj uygulamasını bir büyük orkestranın maestrosu gibi geçişlerle renklendirmesi bir harikaydı, çocuklar gibi sevindim…Altın düdüklü prensin, bazı maçlarda ve zaman zaman ortaya çıkan kusurlarını ” İnce eleme, sık dokuma” olgusunun dışına atarak,” Olur böyle hatalar” faslından değerlendirdim.. Ve sonra; MHK ‘nın dayatması sonucunda, Fenerbahçe – Beşiktaş derbisine, tepeden paraşütle indirilen Çakır’ın yönetimine doğrusu bu ya çok ama çok şaşırdım…Cüneyt Çakır, benim tanıdığım alkışlandım, gururumu okşayan FİFA Kokartlı o hakem değildi…Çakır hayallerimi yıkan bir hakemdi, dev karşılaşmada…Ve de çaresiz, ve de kararsız…On kusurlu hareketin, hakemin yargısına kalan pozisyonları, ” Korkunun ” eseri mi yoksa yoksa bir başka talimatlar iddiası üzerine, sorumsuzca değerlendirmesi mi bilemedim..
Bu yazıyı Çakır’ı en konu eleştirme yazısını geç yazdım.. Gerekçemi hemen sunuyorum ve diyorum ki; Gecikmemin nedeni Fenerbahçe ile Beşiktaş arasındaki çok önemli karşılaşmanın doksan dakikasını, hata yapmamak ve Çakır’ın günahını almamak için tam üç kez dikkatli seyretmemdir… Ve sonuçta; yazımın başlığı ortaya kendiliğinden çıkıverdi; ” Cüneyt Çakır’ı santra yuvarlağına gömdüm..” Üzgünüm; Bu ülkenin iki ünlü takımının, aylardan beri beklenen karşılaşması, çok kısa sürdü…Bir kaç dakika…

M.Gören’in kaleminden

search

DÜDÜĞÜNÜ AVRUPA’ DA UNUTAN HAKEM…
Öncelikle; Fenerbahçe’nin başarısını kutluyorum, Beşiktaş’a ise geçmiş olsun dileklerim var.. Derbi’nin, futbolumuzun geleneksel yapısındaki kusurlarını öyle uzun uzadıya anlatacak değilim..Öne çıkan oyuncular ile bekleneni vermeyen ünlülerin, doksan dakikalık sunumları bildiğimiz, kanıksadığımız, ikinci vizyon bir filmin sahneleri gibiydi.. Tüm bunlar; Uluslararası başarısı yadsınamaz boyutlarda seyreden bir hakemimiz Cüneyt Çakır’ın yönettiği bir maçın özetindeki giriş tümcesiydi…Açılımında Çakır’ın korkaklığı ve ne yazık ki, düdüğünü Avrupa da unutmuş olmanın izleri vardı…Sarı kartı olan Caner’e, Sosa’ya yaptığı ikinci faulden sonra kırmızı kartla oyun dışına çıkarılması, bunun eşdeğer anlamındaki bir pozisyonda Beck’in Volkan’ın sırtına indirdiği krampon darbeleri vakasını, Çakır nasıl izah edebilirdi ?…
Bir hakem; Dünya Futbol Birliğinin ( FİFA )başarılı hakemlerin gögsüne taktığı kokart’ın içeri dışarı, orası burası demeden hakkını vermek zorundadır…Ben kendi ülkemde Çakır gibi hakemlerin yönetimlerine bakarım…Dışarıda başarın ulusal gurur kaynağımdır…İçeri seansların, ” korkak bir hakemin korkak kararlarını” içeriyorsa, Çakır’a son sözüm şudur;
” Lütfen ;bir daha düdüğünü Avrupa da unutma ”

Vefat ve başsağlığı

12800253_10153960866854168_7985595056139560091_nDeğerli okurlarım, ölümün genci yaşı yoktur. Allah’tan gelene ne denile bilinir ki? Ankaragücü altyapısından yetişen 96 doğumlu oyunculardan Ogün Berkan gider, Seydişehir’de trafik kazasında hayatını kaybetmiş olduğunu öğrenmiş bulunmaktayım. Hayatını kaybeden Gidere Allah’tan rahmet, ailesi, Ankara spor camiası ve tüm sevenlerine başsağlığı diliyoruz.
Sonsöz Gatesesi çalışanları

Sınıflar arası maçta 6. L sınıfı 6. H sınıfını 5-4 yendi

DSC_0016 copyÜLKÜ BORA ORTAOKULU SIKI ÇALIŞIYOR:

Milli Eğitim Bakanlığı ve Gençlik Hizmetleri ve Spor İl müdürlüğünün düzenlediği U 12 yaş grupları arasında yapılan maçlara hazırlık amacıyla yapılan sınıflar arası maçında ki, seçmelerde 3 yetenekli futbolcu göz doldurdu. 15X 2 devre yapılan seçmelerde Anılcan Ağbulak, Emre Özdemir ve Kasım Öz’ün ortaya koydukları güzel ve doyurucu oyunlarıyla göz doldurmaları dikkat çekti.

Usta Gazeteci metin Gören’in kaleminden

12072733_900562276700004_3864829563333853089_nDENİZLİ’NİN BEYİNSEL YANLIŞLIĞI…
Mustafa Denizli bir idoldür futbolumuzda…Mazi onun başarılarını yıllarca beste yapmıştır, çalar durur.. Tarihimizin üç büyüklerini şampiyon yapmıştır, görev aldığı zamanlarda…Türk Milli Takımımızın unutulmaz kahramanlarından biridir, teknik direktör olarak…
Özetle; Denizli İZ bırakmıştır, futbol alanlarında..Ve sonra, Bilmem ki neden?.. kapılıp gitmiştir bir hırs rüzgarına…İşsizde değildi, TV ekranlarında boy gösteriyordu, yorumcu kimliğiyle…Ve sonra gel dediler, arkasına bakmadan, şapkasını önüne koymadan ve beyin jimnastiği yapmadan, zıplayıverdi Galatasaray Teknik Direktörlüğüne…Doğru mu yanlış mı ?.. Yanlış..Çünkü; a) Denizli uzun yıllar ağır yükü olan , sorumluluğu yüksek bir takım çalıştırmamıştı.. b) Eski göz ağrısı Galatasaray’ın psikolojik sıkıntıları vardı, tepeden tırnağa…c) Tüm bu olumsuzluklara birde Burak Yılmaz’ın Çin’e transferi eklenince film erken koptu.. .d) En önemlisi Denizli artık düşüncede, yaratıcılıkta, hamle girişimlerinde, oyuncu seçimlerindeki meleke yetisini de kaybetmişti…Sabri’yi ikinci bölgede saklayarak, gizli bir santrafor gibi gol yollarına göndermesinin gerekçesi ne olabilirdi ?..Sabri Lazio maçının İstanbul ayağında gol atınca, sorunun çözüldüğü zannedildi ama hayır..BU yüksek dozda bir aldatmacaydı, kimsenin farkında olamadığı…
Bence sevgili Mustafa Denizli beyinsel bir yanlışlık yapmıştır…Bundan sonrası mı ?…Bilemem; Denizli’nin beyinsel olgusundaki karar işlevinden
haberdar olamam..